“30 yaşına gelmeden okumanız gereken 30 eser”, “Ölmeden önce okumanız gereken 10 eser”, “Okumasanız da fikriniz olması gerekenler” gibi başlıklarla paylaşılan listelerde genelde klasikler yer alır. Ne kadar çabalarsak çabalayalım, istersek okumaya bir ömür vakfedelim asla biteremeyeceğimiz listelerdir bunlar. Bazen de sıkılırız ama “klasik” oldukları ve değerleri yüzyılları aşarak kanıtlandığı için ayıplanırız korkusuyla söyleyemeyiz de. İtalo Calvino, “Klasikleri Niçin Okumalı?” adlı eserinde sarf ettiği şu sözlerle bir nebze olsun yüreğimize su serper.

“Okumak” fiilinin önündeki “yeniden” sözü, ünlü bir kitabı okumadıklarını itiraf etmekten utananların küçük bir ikiyüzlülüğü olabilir. Onları rahatlatmak için şunu belirtmek yeterli olacaktır. Bir bireyin “oluşum dönemindeki” okumaları ne kadar kapsamlı olursa olsun, her zaman okuyamadığı çok sayıda temel yapıt kalır geriye.” a.g.e s.11

Hiç kimse şu soruyu sormaya,- elbette calvino dışında- yine yukarıdaki sebepler nedeniyle, cesaret edemez. “Peki ama klasikleri neden okumalıyız?”  Bu soruya, çünkü dostoyevksi… çünkü çok güzel… çünkü başyapıt… cevapları dışında şöyle rahatlatıcı bir açıklama da “çok okur” diye nitelendirilenler arasından bile gelmez. Ama Calvino bu işe girişir ve “Klasikleri Niçin Okumalı?” diye bir kitap yazar. Sadece “neden okumalıyız”ı genel olarak açıklamakla kalmaz, sevdiği bazı klasiklerin veya yazarlarının neden okunmasını gerektiğini de tek tek kaleme alır. Robinson Crusoe, Candide ya da İyimserlik, Parma Manastırı, Odysseia incelediği bazı eserler diye ipucu da verelim.

Calvino, “Klasikleri Niçin Okumalı?” sorusuna ilk cevabı “klasik” nedir açıklayarak veriyor. 7 ayrı klasik tanımı yapıyor. Belki bir madde sizin klasik okuma nedeniniz olabilir. Her okurun kendi “klasiğini” ve nedenini bulması dileğiyle sizler için derledik.

1. Klasikler, haklarında asla “okuyorum” sözünü değil, genellikle “yeniden okuyorum” sözünü işittiğimiz kitaplardır.

2. Okumuş ve sevmiş olanlar için zenginlik anlamına gelen, ama zevkine varabileceği daha iyi koşullarda ilk kez okuma şansını bulanlar için de o denli zenginlik demek olan kitaplara klasik denir.

3. Klasikler, gerek unutulmazlıklarıyla varlıklarını duyurduklarinda, gerek kolektif ya da bireysel bilinçdışı kılığına bürünüp belleğin katmanları arasında gizlendiklerinde, özel bir etki gösteren kitaplardır.

4. Bir klasiği her yeniden okuma, ilk okuma gibi bir keşif okumasıdır.

5. Bir klasiği her ilk okuma, aslında bir yeniden okumadır.

4 numaralı tanım, şunun bir sonucu olarak görülebilir:
6. Bir klasik, söyleyecekleri asla tükenmeyen bir kitaptır.

Buna karşılık, 5 numaralı tanım daha açık bir ifadeye götürür bizi. Şöyle:
7. Klasikler, bizim okumamızdan önceki okumaların izini üzerlerinde taşıyarak ve geçtikleri kültür ya da kültürlerde (ya da daha yalın bir dille, dil ya da görenekte) bıraktıkları izi peşlerinden sürükleyerek bize ulaşan kitaplardır.

*Klasikleri Niçin Okumalıyız, İtalo Calvino, çev. Kemal Atakay, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul, 2014.

*Görsel: Henri Lebasque, Woman Sitting on a Sofa-Reading, 1920.