Yuval Noah Harari’nin “Hayvanlardan Tanrılara Homo Sapiens” kitabı tüm dünyada olay yarattı. Harari, insanlığın yüksek egosunun ve tanrılaştırdığı gücünün hiç hoşuna gitmeyen teorileri samimi ve anlaşılan bir dille aktardı. Biz bir kazaydık, evrendeki her varlık gibi bir olasılığın gerçekleşmiş haliydik.  Başka bir olasılık elini güçlendirse Homo sapiens değil de farklı bir canlı türü dünyada egemen güç haline gelebilirdi. Ya da gelmeyebilirdi. Ama homo sapiensi homo sapiens yapan özeliklerin etkisi de dâhil olmak üzere binlerce değişken bir araya geldi ve bir türün yolu açıldı. Savaşlar, kıtlıklar, salgın hastalıklar tek tek aşıldı. İnsanlık korktuğu, tapındığı birçok şeye hükmeder hale geldi. Sonuç Homo Sapiens krallığı. Bu kitabın bize gösterdiği şu, on binlerce yıllık iktidarın sarhoşluğu başımızı döndürdü. Gücümüzden o kadar etkilendik ki her birimiz kendimizi evrenimizin tanrısı ilan ettik. Bir diğer insan dâhil olmak üzere tüm varoluşu bize hizmet eden araçlar olarak görmeye başladık. Küçümsedik, ezdik, kullandık, arkamızda bıraktık. Ve yazar, bütün bu eylemlerimizden yola çıkarak,  kitabı bitirirken bize sinir bozucu bir sinyal verdi; sonunuz geliyor!

Bizler Homo Sapiens’in sonunda somurtmuş dururken yazarımız bir kitap daha yazıverdi; Homo Deus. Bu sefer Nostradamus rolünde, bize geleceğimizden haberler veriyor. Her iktidar gibi sonumuzu ve etrafımızdaki evrenin sonunu nasıl getireceğimizi, hangi araçları kullanacağımızı gösteriyor. Devlet erkiyle, çatışmalarla, hayvanlarla, bilgi imparatorluğumuzla, uzun yaşama hırsımızla, tüketim çılgınlığımızla olan ilişkilerimizi tek tek gözden geçiriyor. Eylemlerimizin sonucunu yüzümüze vuruyor. Artık suçlanacak bir “kader” olmadığını, kendi elimizle yazdığımız geleceğin her bir anından sorumlu olduğumuzu söylüyor. Kitaptaki iki nokta ilgimizi çekiyor, birincisi dünyanın artık tümüyle insan egemenliğine girişi; ikincisi ise yaşamı algılama biçimimizin çarpıklığı. Milan Kundera’nın “Roman Sanatı” kitabından bir alıntıyla Harrari’ye selam gönderiyoruz.  “… İnsanın eliyle gelen, neredeyse istemli olan ölümü düşünüyorum.  Nasıl oluyor da bizi şaşkına çevirmiyor, hayatımızı altüst etmiyor, bizi geniş çapta düzenlemeler yapmaya itmiyor? Hayır, bizi şaşkına çevirmiyor, çünkü biz de Pasenow gibi cılız bir gerçeklik duygusuna sahibiz ve güzel bir araba maskesi altında gizlenen bu ölüm aslında gerçeküstü simgeler âleminde hayatı temsil etmektedir…”

Yuval Noah Harari hakkında birkaç bağlantıyı şuraya bıraktık. İlgilisine!

https://www.youtube.com/watch?v=nzj7Wg4DAbs

https://www.youtube.com/watch?v=XOmQqBX6Dn4

https://www.theguardian.com/books/2016/aug/24/homo-deus-by-yuval-noah-harari-review

http://kitap.radikal.com.tr/makale/haber/homo-sapiens-neden-ekolojik-bir-seri-katile-donustu-415802

http://buradayazanagore.blogspot.com.tr/2016/09/hayvanlardan-tanrlara-sapiens-yuval.html

İnsanlığın yeryüzündeki yeni rolü hakkında Herkese Bilim Teknoloji dergisinden bir makale eklemeyi de görev biliyoruz.

http://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/insanoglu-yeryuzunde-jeolojik-cag-yaratan-aktor-mu-oldu

Hazırlayan: Yazım Kılavuzu