“Oda”, “Uykusuz” ve “Disko Topu” kitaplarının yazarı, “Yenilir Bu Hayat” başta olmak üzere pek çok kitabın editörü Ayça Güçlüten, Yazım Kılavuzu takipçileri için  kadınları “sahiden” anlatan kadın kalemlere ait kitaplar seçti.  Bu kitapların seçme nedenini kendi kelimeleriyle aktaralım. ” Kadını tüm insanlığıyla, en saf, en zayıf, en güçlü ve en çok da en sahici bir keskinlikle şekilde anlatan bu eserlerin tekrar ve tekrar, tekrar ve tekrar okunması o peşinde koştuğumuz izleri şefkatle ruhumuza kazıyor. Daha önemlisi, bu kitaplar bitmiyor…”
1- Kara Kitap, Suat Derviş, İthaki Yayınları
Suat Derviş’in gotik edebiyata girebilecek özellikler gösteren bu eserinde dört kadın öyküsü bir araya getirilmiştir. Ayça Güçlüten bu eserde özellikle “Ne bir ses… Ne bir nefes” adlı öyküyü sevdiğini belirtiyor.
İzdivacımızın başından beri aramızda mevcut olan bu keder ve elemin sebebi nedir? Niçin birbirimizin yanında vakur ve sessiz bir ıstırapla yaşıyoruz?
2- Sıfır Noktasındaki Kadın, Neval el-Saadavi, Metis Yayınları
Neval El Seddavi, ölüm hücresinde Mısırlı fahişe Firdevs’le konuşuyor ve onun yaşam öyküsü aracılığıyla bu dünyada kadın olmanın, “fahişe” olmanın ne anlama gelebileceğini gözler önüne seriyor.
Gerçeğe ulaşmak, artık ölümden korkmamak demektir. Her ikisiyle de yüz yüze gelmek büyük bir cesaret gerektirdiğinden, ölümle gerçek birbirlerine benzer. Gerçekler de insanı öldürdüğü için, ölüm gibidir.
3- Kurtlarla Koşan Kadınlar, Clarissa P.Estes, Ayrıntı Yayınları
Clarissa P. Estes bu kitapta, kadınlar için gerçekten farklı bir önermede bulunuyor; yalın, uygulanabilir ve doğal çözümler öneriyor. İnsanlığın doğadan kopuşundan ve duygulara yer vermeyen kapitalist bir endüstri çarkının içinde kayboluşundan yola çıkarak, kadınların yapması gereken ilk şeyin içlerindeki doğal sesi keşfetmek olduğunu söylüyor ve kadınların içlerinde yatan sınırsız güç ve yaratıcılığın, kurtların doğal yabanıllığında yattığı savını ileri sürüyor.
Sağlıklı kurtlar ve sağlıklı kadınlar belirli ruhsal karakteristikleri paylaşırlar: Keskin bir duyarlık, oyuncu bir ruh ve yoğun bir kendini adama kapasitesi…Sürekli değişen koşullara uyum sağlamakta deneyimlidirler; tuttuklarını koparmaları yanında çok da cesurdurlar…Ancak ikisi de sürekli avlanmış, taciz edilmiş ve yanlış bir şekilde obur, sapkın, son derece saldırgan ve hasımlarından daha değersiz olarak tanımlanmıştır.
4- Kahramanlar Hep Erkek, Duygu Asena, Doğan Kitap
Duygu Asena’nın bu kitabında 13 öykü ve bir masal var. Kitabın adı  “Kahramanlar Hep Erkek !” çünkü kitapta temelde sorgulanan, erkeklerin kahraman olmaktan ne anladığı, asıl kahramanın kim olduğu, hatta kahraman olmaya gerek olup olmadığı.
Kurallarına uygun yapmak…Kurallar…Kurallara uymamak, ya da kendi kurallarını yaratıp, onlarla yaşamak özgürce. Demek ki yapamadım, demek ki hep “gibi” yaptım. Kurallara uymadan, özgürce yaşadım sandım. Ne tür bir yaşam sürdürdüm ben? Başkalarının düşüncelerine uyarak, bir tutsak gibi mi?
5- Sırça Fanus, Sylvia Plath, Kırmızı Kedi
Sylvia Plath’ın kendi yaşamından yola çıkarak kaleme aldığı ve  ölümünden bir ay önce, başka bir isim altında yayımlatmayı başarabildiği Sırça Fanus, kadının metropol yaşamındaki yabancılaşmasını anlatır.
Amerika’nın her köşesinde benim gibi binlerce üniversiteli kız bana imreniyor olmalıydı…Oysa benim hiçbir şeyi idare ettiğim yoktu, kendimi bile. Yalnızca otelden işe ve partilere, partilerden otele ve sonra yine işe, duygusuz bir troleybus gibi yalpalayıp duruyordum…Tıpkı bir hortumun merkezindeki nokta gibi durgun ve bomboş, çevremdeki hayhuyun içinde yuvarlanıp gidiyordum.